• Diyabet çok farklı komplikasyonlar ile hayatımızı tehdit ederek beklenen yaşam beklentisini kısaltmakta ve erken ölü doğumlara neden olmaktadır.
• Tip 2 diyabet tanınamayan uzun bir sessiz dönem sonrası ani olarak ortaya çıkar.
• Diyabete bağlı komplikasyonlar ne yazık ki tanı konduğu zaman oluşmuştur.
• Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada diyabet ve obezite tanısı alan hastaların %7.6’sında göz hasarı(retinopati), %48.1 ayaklarda uyuşma hissi (sinir hasarına bağlı), %17.2’sinde böbrek hasarı, %13.3’ünde geçirilmiş kalp krizi, %39.5’inde iskemik kalp hastalığı ve %10.6’sında damar tıkanıklığı saptanmıştır.
• Diyabet tanısı konmadan ortalama 12 yıl önce göz hasarı başladığı gösterilmiştir.
• Erken dönemde diyabet ve obezite kontrol altına alındığı zaman kolestrol ve tansiyon yüksekliği ilaçsız kontrol altına alınabilmektedir.

Yaşam tarzı değişikliği ve diyet eğer şeker yüksekliğinin önüne geçmiyorsa çok fazla beklemeden ağızdan alınan şeker ilaçları başlanmalıdır. Tedavide ilk tercih genellikle “metformin” adlı ilaçtır fakat böbreklerde problem olmadığı saptanmalıdır. İlave olarak bu ilaç barsaklarda ciddi gaz yapabilir ve dozu ayarlanmalıdır. Diğer ilk tercih olabilecek ilaçlar ilk grup kullanılamazsa “sulfonüri” dir. 3 ay hasta gözlemlenmelidir, tek ilacın şeker seviyelerinin kontrol ettiği görülmelidir. Eğer “metformin” yetmez ise ilave olarak “sülfonüri” grubu ilaçlar başlanmalıdır. Eğer bu tedaviye rağmen şeker yüksekliği kontrol altına alınamaz ise ilave olarak bazal dozda “insülin” ya da farklı bir grup üçüncü bir şeker hapı başlanmalıdır. İnsülin başlangıç dozu 30-100 ünite arasıdır ve bu dozlar oldukça güvenlidir. İnsülin tedavisinde amaç açlık kan şekerini 115 in altında tutmaktır.

Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin

Bize Buradan Ulaşın