Duodenal Switch, obezite ve aşırı kilo sorunlarıyla başa çıkmak için kullanılan bir tür metabolik cerrahi işlemidir. Bu yöntem, hem kilo kaybını teşvik etmek hem de metabolizmayı düzenlemek amacıyla mideyi küçültmek ve bağırsakları yeniden yapılandırmak için uygulanır.

Duodenal Switch Nedir?

Duodenal switch ameliyatı ilk kez 1979 yılında açık cerrahi yöntem ile yapılmaya başlanmıştır. Bu cerrahi yöntemde cerrahlar mideyi sleeve gastrektomi şeklinde keser, oniki bağırsağı kapatır ve mideyi ince barsağın orta kısmına bağlar. İlave olarak, safra akım yönünü değiştirmek için ince barsaklar arasında ikinci bir bağlantı oluşturulur. Bu ameliyat yöntemi alım kısıtlayıcı etkisinin yanında özellikle emilim azaltıcı ve nöroendokrin etkili bir yöntemdir.

Duodenal Switch nedir? Obezite cerrahi de hangi ameliyat yöntemleri kullanılır? Duodenal switch ameliyatı fiyatı, obezite ameliyatı

Diyabet Cerrahisinde Hormonal Değişiklikler ve Etkileri Nelerdir?

Çok karmaşık gibi görünen bu cerrahi yöntemin hormonal sonuçları çok etkilidir. İştah hormonu olarak tanımlanan “ghrelin” başlıca midenin üst kısmı olan fundus’ta yerleşmiş hücrelerden salınmaktadır. Fizyolojik durumlarda açlıkla beraber ghrelin seviyesi artmaya başlar, yemekten hemen önce pik yapar ve yemekle baskılanır. Aslında bizi yemeğe yönelten hormondur. Ama sadece mideden salınmadığı diğer sindirim sistemi organlarından da salındığı unutulmamalıdır. Sleeve gastrektomi sonrasında ghrelin bazal seviyeye geldiği için açlık hissi azalmaya başlar.

Leptin obezitede etkili diğer bir hormondur; yağ dokusundan ve barsak yüzeyinden salgılanır. Leptin hormonunun ana görevi enerji balansını dengelemektir; bunu açlık kontrolü ve yağ depolama ile yapar. Obezite ile birlikte leptine direnç gelişir ve yağ dokusunun artması leptin seviyesinin yükselmesine neden olur. İnce barsağın son kısmına gıdaların hızla götürülmesi mevcut leptin direncini kırar. Yağ depolama terse döner ve enerji üretimi için yağlar kullanılmaya başlar; işte tam da bu nedenle bypass yapılan olgularda yağlar bitene kadar kas yıkımı olmaz.

GLP-1 ve GİP hormonları yemek sonrası salınımının ortalama %50 sinden sorumludur. İlave olarak bu hormonlar mide boşalmasını geciktirir, glukagon salınımını baskılar ve duyarlılığını arttırır. Hatta günümüzde GLP-1 hormonu etkisi gösteren ilaçlar diyabet tedavisinde kullanılmaktadır. Bu hormonların by-pass larda seviyelerinin arttığı gözlemlenmiştir.

pankreastan salgılanan; karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasını düzenleyen bir hormondur. Özellikle kandan şeker emilimi ile bunun karaciğer ve yağ dokusunda depolanmasını düzenler. duyarlılığının azalması obezite ve diyabete neden olmaktadır. Karaciğer duyarlılığına hemen başlarken, yağ dokusu duyarlılığının düzelmesi haftalar bulabiliyor. Yapılan by-pass lar metabolizması üzerinden etki ederek hastanın kilo verimi ve kontrolüne destek olmaktadır.

Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin

Duodenal swithc ameliyatı genelde ilk seçenek olarak tercih edilmemekte, sleeve gastrektomi sonrası kilo alan hastalarda ya da vücut kitle endeksinin 50’yi geçtiği hastalarda tercih edilmektedir.

Bize Buradan Ulaşın