Obezite ve diyabetin dünyayı tehdit eden en önemli sağlık sorunu olduğu gerçeği obezite ve metabolik cerrahi ameliyatlarında yeniliklerin önünü açmıştır. Mide-Barsaklarda üretilen nöroendokrin hormonların (GLP-1, PYY, Ghrelin) keşfi ve doygunluk-tokluk-iştah mekanizmaları üzerindeki etkilerinin anlaşılmasıyla ameliyat stratejilerinde barsakların da kullandığı yöntemler daha popüler olmuştur. Yeni yöntemler mekanik kısıtlama ve emilim bozukluğu yaratmaktan öte nöroendokrin etkilerin kullanılmasını amaçlamaktadır.

Loop Bipartition

Loop Bipartisyon Nedir?

Metabolik cerrahi yöntemlerinin en eskisi ve yaklaşık 40 yıldır uygulanan duodenal switch ameliyatına benzerlik gösteren fakat onikiparmak barsağın kapatılmadığı ve bu nedenle emilim-vitamin bozukluğunun daha az görüldüğü transit bipartisyon ameliyatının uzun dönem sonuçlarının duodenal switch ile benzer olduğunun açıklanması, noroendokrin etkili ameliyatların önünü açmıştır. İnce barsakların orta ve son kısmının yemeklerle daha önce karşılaşması, tokluk-doygunluk hissinin hemen oluşmasını sağlayacaktır. Ana yolun kapatılmadığı bu yöntemlerde nöroendokrin etki maksimum, emilim kusuru etkileri ise minimumdur. Midenin veya barsağın bir kısmının direk bypass edildiği ameliyat tiplerine kıyasla bu yöntemde glikozdan yoksun beslenme sağlanırsa vitamin açıklığı oluşmaz ya da çok az görülecektir.

Tokluk Hormonu GLP-1 ve İnce Barsağın Rolü

İki grup bipartisyon ameliyatı mevcuttur: 1. Transit bipartisyon ve 2. Loop bipartisyon. Transit bipartisyonda mide küçültülerek ve ince barsak yeniden bağlanarak kilo verme ve diyabet kontrolü sağlanıyor. Loop bipartisyonda ise klasik tüp mide ameliyatına ek olarak ince barsakta ikinci bir bağlantı oluşturuluyor. Biz bu bağlantıyı kalın barsağın başlangıcından 250 cm geriye yerleştiriyoruz. Cerrahlar hareketli bağırsağı kalan midenin alt ucuna birleştiriyorlar. Bağlantı çapı 2.5-3 cm arasındadır ve kilo verme durumuna göre değiştirilebilir. Loop bipartisyon, özellikle açlık kan şekeri 126’nın üzerinde veya dirençli obez hastalar için uygundur.

Özellikle karbonhidrat bağımlıları için tercih edilen bu yöntem hem iştahı azaltır hem de hormonları dengeler. Ghrelin hormonu, midede üretilen ve iştahı artıran bir hormondur. Bu yöntem ghrelin salgılamaz ve tıkanma hissini hızlıca oluşturur. Buna karşın, tokluk hormonu GLP-1 ince bağırsakta üretilerek beyne sinyal gönderir ve tokluk hissi verir. Bu yöntem emilimi bozmaz, hormonları aktive eder. Fakat, karbonhidrat alımı bağırsak hareketlerini hızlandırarak ishal oluşturabilir. Beyin, emilmeden geçen şekeri atmak için su çeker ve bu da ishalin oluşmasına neden olur. Bunu engellemek için glikoz alınmamalıdır. Ayrıca, ince bağırsaktan salgılanan PYY hormonu hayvansal yağlara karşı tiksinti verir. Sonuç olarak, hastalar gebelik benzeri semptomlar yaşayabilir.

Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin

Bu bypass türünde midenin ana çıkışına dokunulmadığı için oniki parmak barsak ve midenin anatomisi bozulmayacaktır. Bu durum safra yollarının görüntülenmesinde ve tedavisinde altın standart olarak kullanılan ERCP’nin uygulanabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu cerrahi yöntemin tekrar eski haline getirilmesi diğer bypass türlerine göre de çok daha basittir.

Bize Buradan Ulaşın